Yeni Milli Takım Marşı: "Türkler Geliyor!"

Yeni Milli Takım Marşı: "Türkler Geliyor!"
0 Beğen
0 Yorum

İktidara yakın şarkıcı Sinan Akçıl’ın A Milli Futbol Takımı için çıkardığı ‘marş’ büyük tepkilere yol açtı. İnsanların geneli bu marşı gerek müzikal gerekse başka açılardan beğenmedi ve Akçıl’a yönelik antipati sosyal medyada büyüdükçe büyüdü. Peki bu tepkinin arkasında ne var?

 

Elbette birinci ve en önemli neden Akçıl’ın politik tercihi ve bu tercihi açıkça dile getirmesi. Kutuplaşmanın bu denli yüksek boyutlara ulaştığı bir toplumda, Sinan Akçıl gibi göz önünde bulunan bir pop şarkıcısının açıkça tarafını belli etmesi ve bunun sonucunda geniş toplum kesimlerince tepkiye maruz kalması olağan bir şey. Akçıl, AK Partililerin kendisini ne kadar benimsediği belli olmasa bile, iktidar partisini ve ürettiği siyaseti sonuna kadar benimsemiş birisi olduğunu farklı zamanlarda ortaya koydu. Daha önce Erdoğan’ı “babası gibi” gördüğünü de söylemiş, geçmişte AKP MKYK’sına gireceği yönünde iddialar ortaya çıkmış bir sanatçı olarak bir milli takım marşı yapacağını söylemesi bile tepkilerin odağı olmasına sebep olmuştu. Özellikle muhalif kitledeki beklenti Tarkan’ın 2002 yılındaki marşının olduğu gibi kalması yahut “eski Türkiye” sanatçılarından birisinin bu işe soyunması gerektiği yönündeydi. Kendilerine politik açıdan bu denli uzak Sinan Akçıl’ın futbol milli takımının turnuva boyunca kullanacağı bir marş hazırlamış olması ve bunun bütün bir ülkeye mal edilecek olması bu insanları öfkelendirmeye yeter de artardı bile.

Bu, Akçıl’a gelen ve marşını yayınlamadan önceki tepkilerin esas nedeni. Bütün bu ‘önyargıya’ rağmen Akçıl ortaya koyacağı marşla bugün aldığı tepkilerin önüne geçme fırsatını elinde bulunduruyordu. Bu marş, müzikal açıdan öyle üst seviyede bir ‘ürün’ olsaydı Akçıl şu an gördüğü tepkinin binde birini bile görmeyebilirdi. Kendisini sevmeyenler bile yaptığı işi takdir edebilirdi. Takdir etmeseler bile kaliteli bir müziğin turnuva boyunca milli takımın marşı olmasını, her ne kadar bu işin arkasında bulunan kişi iktidara yakın bir sanatçı bile olsa, sessizce sineye çekebilirlerdi. Peki marş müzikal açıdan insanları şaşırtmayı ve önyargılı tutumlarını bir kenara bırakmalarını sağladı mı? Bu sorunun cevabı kesinlikle hayır. Her şeyin olduğu gibi bunun da sebepleri var. Üstelik bu sebepler Akçıl’ın kendi kişiliğinden çok daha fazlasına uzanan ve çok daha makro konularda meraklısına bir şeyler sunan sebepler.

Sinan Akçıl’ın PR’ını çeşitli yerlerde ve vesilelerle yaptığı marşını ilk dinlediğimde, Türkiye’nin futbolda bir dünya kupasına katıldığını değil de yüzyıllar sonra Viyana kapılarına dayanmak için sefere çıktığını zannetmiştim. Bunun nedeni marşın kendisini ele vermekten çekinmeyen fetihçi havasında saklı. Hatta bu fetihçilik o kadar aşikâr ki marşın sözlerinde bir yerde “Fetihtir adımız” bile deniyor. Fetihçilik coşkusu o denli yüksek ki marşa adını veren ve Avrupa’daki Türk korkusuna referans olarak gösterilen “Türkler geliyor” ifadesi yeterli görülmemiş; mehter marşı, “İyi bilirsiniz kimin torunuyuz” veya “Düşünün şimdi siz / Olucaz derdiniz” gibi sözlerle kime ve niçin yapıldığı belli olmadan tehditvari bir hava estirilmesine özen gösterilmiş. Dünya kupasının Amerika kıtasında yapılacağını, üstelik bu turnuvaya Türkiye veya Osmanlı’yla hiçbir tarihsel bağı olmayan birçok ülkenin de katılacağı sanki unutulmuş. Marştaki Avrupa, Batı nefreti uluslararası bir futbol turnuvasının tüm dünya milletlerini kaynaştırmayı güden amacını görmemiş veya görmek istememiş.

Sinan Akçıl’ın ifadesine göre bu marşı önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunmuş (1). Yine kendisinin anlatımına göre Erdoğan’ın marşı dinlerken gözleri dolmuş ve Akçıl’ın gözlerine bakarak “güzel olmuş” demiş. Cumhurbaşkanı’nı babası gibi gören Akçıl için oldukça duygusal bir an olmalı.

Erdoğan’ın Sinan Akçıl’ın gözlerine bakarak “güzel olmuş” dediği marşın sosyal medyada gördüğü tepki geniş kitlelerin bu marşı benimsediğini göstermiyor. İnsanların tepkilerindeki ortak payda bu marşın gerek müzikal yetersizliği gerekse marştaki bu fetihçi, ulus üstünlükçü, başka ulusları küçümseyici anlayışın sporun birleştirici olması gereken içeriğine aykırı olmasında buluşuyor. Bütün bunlara aynen katılıyorum. Bu marşın sporun ruhuna aykırı olduğu bir gerçek. Bu marşın Türkiye’nin şu anda uluslararası konumuna aykırı olduğu da bir gerçek. Çok kısa bir zaman önce kendisini bir Avrupa ülkesi olarak gören, Avrupa’nın stratejik ve mühim bir müttefiki olduğunu ifade eden, Avrupa Birliği’ne göz kırpan açıklamalar yapan Türkiye’nin sanki Avrupa ile arasında sıcak bir husumet varmış gibi gösterilmesi sadece komik. Gerçekle bağdaşmıyor. Her fırsatta Avrupa ve Avrupa Birliği ile olmayı isteyen ve bu isteğini açıkça dile getiren Türkiye siyaseti (muhalefet partileri de dahil) kimi zaman toplumda milliyetçi histeriler uyandıran kültürel üretimler veya siyasi söylemlerle gelebiliyorlar. Fakat onun dışında mümkün olan her fırsatta Avrupa Birliği ile beraber olma emellerini açığa vuruyorlar. Bu Türkiye siyasetinin çok uzun bir süredir devam eden geleneği. Bu marşa da böyle bakmalı, daha fazla söylenebilecek bir şey yok.

 

Kaynakça

(1)    :https://onedio.com/haber/sinan-akcil-milli-takim-marsini-ilk-cumhurbaskani-erdogan-a-dinletmis-gozleri-doldu-1359392

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın