Temmuzun Küllerine

Temmuzun Küllerine
0 Beğen
0 Yorum

Bir ateş vardı.


Adını ateş koymaya dilim varmıyor şimdi

çünkü ateş

üşüyeni ısıtır

karanlığı aydınlatır.


Bu başka bir şeydi.


İnsanın insana bıraktığı

en ağır geceydi.


Göğe yükselen yalnız duman değildi

bir halkın türküsü

bir annenin duası

bir çocuğun henüz söylenmemiş yarınıydı.


Otuz üç can…


Sayılar bazen eksiktir.

Çünkü insan

rakamlarla anlatılamaz.


Bir şairin kalbi

bir ozanın sazı

bir düşünürün sözü

bir gencin düşü…

Hepsi aynı alevin içinde

birbirine sarıldı.


Ama bilmiyorlardı


Şiir yanmaz.


Türkü kül olmaz.


Hakikat

kapıları kilitlenen binalarda ölmez.


Bugün hâlâ

her temmuz güneşi doğarken

gölgemiz biraz Sivas’tır.


Yürüdüğümüz her yol

o dumanın içinden geçer.


Ve biz

unutmaktan değil

alışmaktan korkarız.


Çünkü alışan vicdan

en sessiz mezardır.


Ey zamana emanet edilen adlar


Sizin ardından ağlamak için değil

insanı yeniden kurmak için

anıyoruz sizi.


Çünkü biliyoruz


Bir ülke

acılarını inkar ettikçe küçülür.


Hakikatiyle yüzleştikçe

insan olur.


Bir gün

küllerin üstünde çocuklar koşacak.


Bir gün

hiç kimse inancından

kimliğinden

şiirinden

türküsünden dolayı

ateşe yürümeyecek.


İşte o gün


Temmuz

yalnız sıcak bir ay olacak.


Ve insan

nihayet

insanın yüzüne

korkmadan bakabilecek.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın