Bazı insanlar yaşarken de
bir çağın son ağacı gibi dururlar.
Rüzgar onlardan geçerken
yaprak değil
şiir dökülür yeryüzüne.
Ahhh Ahmet abi
Senin sesin
kurşunların susturamadığı
o eski meydanlardan kaldı bize.
Bir çocuğun cebindeki ekmek kadar sıcak
bir mahpusun avucundaki umut kadar inatçı.
Biz
kelimeleri artık daha ağır taşıyoruz.
Çünkü her iyi şair
yalnız kendi yükünü değil
bizim suskunluğumuzu da sırtlanıyor.
Bir gün bütün kitaplar kapanacak belki.
Kütüphaneleri toz
şehirleri pas
insanları unutkanlık örtecek.
Ama biliyorum
bir yerlerde yine
bir çocuk ilk kez
“Hüzün” kelimesini okuyacak
ve farkında olmadan
senin sesin değecek alnına.
Şairler ölmez, derler.
Hayır…
Şairler
toprağın altına değil
insanların eksilen cesaretine gömülür.
Ve biri yeniden doğrulduğunda
bir şiir okuduğunda
bir zulme “hayır” dediğinde
mezarlarından değil
dizelerinden kalkarlar.
Sen
bir isimden çok
bir yürüyüş oldun bize.
Ve biz
karanlık ne kadar büyürse büyüsün,
bir mısrayı
ekmek gibi bölüşmeye devam edeceğiz.
Çünkü şiir
insan yenildiğinde değil
vazgeçtiğinde ölür.
Ve sen
bize vazgeçmemeyi öğreten
en uzun cümlelerden biri oldun.



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın