Şarkıya Dönüştürülen En Güzel Şiirler

Şarkıya Dönüştürülen En Güzel Şiirler
2 Beğen
0 Yorum

Türk Edebiyatı ve Türk müziğinin birleşimiyle ortaya çıkan şahane eserlerimiz var.
İşte sizi bu eşsiz külliyatla baş başa bırakıyoruz. Keyifli dinlemeler…

 

10) Ceviz Ağacı – Nazım Hikmet (Cem Karaca)

Başım köpük köpük bulut
İçim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım
Gülhane Parkı'nda
Budak budak
Şerham şerham ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın
Ne polis farkında

(Nazım Hikmet ve eserleri hakkında daha fazla detay öğrenmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.)

 

9) Çizik – Özdemir Asaf (Kaan Tangöze)

Geleceğim, bekle dedi, gitti.
Ben beklemedim, o da gelmedi.
Ölüm gibi bir şey oldu.
Ama kimse ölmedi.

 

8) Ağustos Çıkmazı – Attila İlhan (Yaşar)

Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin çocuğun olur
Sonun kötüye varacak
Beni koyup koyup gitme
Ne olursun

 

7) Çocuklar Gibi – Sabahattin Ali  (Sezen Aksu)

Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi

 

6) Rindlerin Akşamı – Yahya Kemal (Münir Nurettin Selçuk)

 

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.

 

5) Kimse Bilmez – Ömer Hayyam (Mehmet Güreli)

Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende,
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Seher yeli, eser yırtar eteğini gülün,
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün.
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Kimse bilmez, kimse bilmez...

 

4) Olmasa Mektubun – Murathan Mungan (Yeni Türkü)

Olmasa mektubun,
Yazdıkların olmasa
Kim inanırdı
Senle ayrıldığımıza.

 

3) Sultan-ı Yegah – Attila İlhan (Nur Yoldaş)

Şamdanları dolanınca eski zaman sevdalarının
Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın
Nemli yumuşaklığı tende denizden gelen ahın
Gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının
Başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegahın

 

2) Leylim Ley – Sabahattin Ali (Zülfü Livaneli)

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

 

1) Mihriban – Abdürrahim Karakoç (Musa Eroğlu)

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban!
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban!

 

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın