Uzak kaldığım diyarlar,
hiç geçmediğim sokaklar,
hayallerimi süsleyen bahçeler,
bakıp da içimde kalan denizler...
Yetişemeyeceğim bu monotonluğun peşinde koşarken
geçtiğim duraklara bakıverdim gün batarken.
Hayallerim,
defterlerim,
anılarım,
kelimelerim...
Şunu anladım ki
her durakta
kendimden bir parça bırakmışım.
Duraklar birbirinden farksız,
isimler değişse bile
bekleyiş hep aynı.
Yol akıp gidiyor
ama ben inmeye cesaret edemiyorum.
Camdan dışarı bakarken
aklım çoktan başka bir yerde.
Zaman akmıyor,
sadece yer değiştiriyor.
Bazen bir defter aralığında,
bazen gün batımına çarpan bir camda.
Uzak bir yer var içimde
ya da bu diyar hayallerimden ibaret.
Adını bilmiyorum...
Bir denizi vardır elbet,
sessiz sokakları,
heyecan dolu sokak sanatçıları,
gün batımı en parlak oradadır.
Bir bahçem de vardır belki de,
bilmiyorum...
Ama ruhum şundan emin ki;
orada nefesim daha geniş,
kalemim daha tutkulu,
defterlerim ise
ilk kez
bir yere varmış gibi dolu.



Yorum Bırakın