Bir Suç Anatomisi Olarak “Gözlerini Sımsıkı Kapat” Kitabının İncelemesi

Bir Suç Anatomisi Olarak “Gözlerini Sımsıkı Kapat” Kitabının İncelemesi
0 Beğen
0 Yorum

Gözlerini Sımsıkı Kapat, John Verdon’un 7 kitaplık devasa polisiye serisinin ikinci ayağını oluşturuyor. 2011'de yayımlanan bu kitapla serinin diğer kitaplarının birbirleriyle hiçbir alakası olmamakla beraber yalnızca dedektifimiz David Gurney ve onun çevresinde yer alan diğer karakterler aynı kalıyorlar. Dolayısıyla bu eseri anlayabilmeniz için ilk kitabı okumak zorunda değilsiniz. Kendi adıma seri içerisinden bu eseri seçmemin sebebi ise kitabın oldukça çarpıcı bir finalle son buluyor olması! İşte bu etken, Gözlerini Sımsıkı Kapat’ı klasik polisiye romanlarından çok daha ileri bir seviyeye taşıyor.

David Gurney, New York’ta yaşayan 40’lı yaşlarda bir dedektiftir. Detaylara fazlasıyla önem vermek ve görülemeyeni görmek gibi olağanüstü yeteneklere sahip olduğu için kendisine “süper dedektif” lakabı takılmıştır. Emekli olup eşi Madeleine ile birlikte bir çiftliğe taşındıktan sonra aslında istediği şeyin tam olarak bu olmadığını fark ederek küçük çaplı bir bunalıma girer.

Mesleğini özler ama bir yandan da bunu karısına belli etmemek için yoğun bir çaba sarf eder. Soğuk, az konuşan, övülmekten nefret eden ve adeta işiyle aşk yaşayan bir adam olması sebebiyle aile ilişkileri pek yolunda gitmez. Bütün bunları kafasında kurcalayıp sonsuz bir sorgulamaya girdiği sıralarda; orta yaşlı, zengin ve son derece gösterişli bir kadın olan Val Perry; düğün günü öldürülen kızının katilini bulabilmesi için ondan yardım ister. Gurney göreve hemen atılmayı düşünse de kafasında uzun süre muhakeme yaparak ne istediğini ve özellikle karısının bu durumdan nasıl etkileneceğini tartmaya çalışır. Ardından cinayet çözmeye olan müthiş ilgisine yenik düşüp bu zorlu maceranın kollarına yavaşça bırakır kendisini.

Esas konumuza gelecek olursak eğer; ünlü psikolog Scott Ashton ile evlenmek üzere olan güzeller güzeli Jillian Perry, masal gibi gerçekleşen düğününde kafası kesilerek vahşi bir şekilde öldürülmüştür. Ortada pek çok kanıt olmasına rağmen katile bir türlü ulaşılamaz. Cinayet silahı ve düğünün video görüntüleri teker teker incelendikten sonra suçu Ashton’ın yardımcısının işlediği kanaatine varılır. Ancak bu süreçte onunla ilgili ne herhangi bir ize ne de “Gelini kesinlikle o öldürdü,” denilecek bir işarete ulaşılabilir. İşte tam da bu aşamada süper dedektif Gurney devreye girecek ve bütün kayıp parçaları birleştirerek birden fazla olaya gebe olan bu gizemi çözecektir.

Kitap ilerledikçe merak duygunuz da aynı oranda artıyor. İlk etapta olaylar gittikçe daha karmaşık bir hal aldığı için neredeyse başlangıç noktasından hiç uzaklaşamadığınızı hissediyorsunuz. Kafanızda pek çok tahmin yürütseniz de bütün bunların yazar tarafından tek tek çürütüldüğüne şahit olup sinirlenebiliyorsunuz hatta. Çünkü John Verdon okuyucusuna neler düşündüreceğini bir bir planlamış gibi görünüyor. Santim santim işlenen akıl oyunlarıyla birlikte adeta her aşamaya önem vererek sağlam adımlarla yürüyor hedefine. Kurgu ve gerçeküstü kavramları arasındaki o ince çizgiyi ise hiçbir zaman aşmıyor. “Hadi canım sen de” diyerek burun kıvırabileceğiniz hiçbir saçmalıkla karşılaşmadığınız gibi “Aaa gerçekten çok mantıklı,” diye mırıldanırken bulabiliyorsunuz kendinizi. 


John Verdon

John Verdon, pek çok karmaşanın ipini ustalıkla tek bir noktaya bağlayıp başlangıçta kurduğu o yüksek tempoyu finale kadar koruyabildiği için ciddi manada takdiri hak ediyor. Üstelik henüz ikinci kitabında bunu yapabilmiş olması da göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir başarı! Nitekim planladığı şok etkisini hakkını vererek yaşattığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir yandan okuyucuyu sarsmasının yanı sıra bir yandan da zekasına hayran bırakıyor.

Ben de size Gözlerini Sımsıkı Kapat’ı içtenlikle tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın