
Orijinal ismiyle “Verdens Verste Menneske” yani Dünyanın En Kötü İnsanı, yönetmenliğini Joachim Trier’in yaptığı prolog, 12 bölüm ve epilogtan oluşan bir Norveç filmi. Yönetmenin Oslo Üçlemesi adlı birbirinden bağımsız serisinin son halkası. Film, genç bir kadın olan Julie’nin yaşamına odaklanıyor. Filmin sinematografisini, diyaloglarını, kadın bakış açısını gerçekten çok sevdim. Ama ben Julie’yi anlatmak istiyorum bu yazıda.
Usta yönetmen David Fincher’ın 2014 yapımı filmi Gone Girl; ilmek ilmek işlenmiş olay örgüsü, birbirinden uç sınırlarda gezinen karakterleri, sinematografisi ve etkileyici diyaloglarıyla hala dilimizden düşmeyen bir eser. Hatta öyle ki son zamanlarda sosyal medyada neredeyse bir tabir haline gelen “gidik kız” kalıbının nereden doğduğunu tahmin edebiliyorsunuz herhalde. Bu yazımızda konumuz Gone Girl ve kim suçlu, kim kurban…Birbirlerine ne yaptılar?
The Wiplash, La La Land gibi ödüllü filmlerin sahibi Damien Chazelle’den uzun süredir beklenen film; Babylon. Oyuncu kadrosunun zenginliğinin yanı sıra başrollerde Margot Robbie ve Brad Pitt gibi iki isim olunca film için beklentiler çığ gibi büyüdü ama tabiri caizse Babylon, gişede çakıldı. Bu yazıda üç saati aşkın ve çoğu eleştirmen tarafından “sinemaya bir aşk mektubu” şeklinde tanımlanan Babylon (Babil) filmini inceleyeceğiz.
1774 yılında Goethe döneme damgasını verecek bir roman yayımladı, Genç Werther'in Acıları. İki haftada yazılan bu roman döneme damgasını vurmakla kalmayacak tıp literatürüne "intihar salgını" olarak geçecek bir kavramı kazandıracaktır. Bu yazıda Genç Werther'in Acıları'nı ve onun etkilerini inceleyeceğiz.